
Muayeneye gelen hastaların çoğu aynı cümleyle başlar: “Göğsüm küçük değil ama aşağıda duruyor.” Bu cümle, göğüs büyütme ile göğüs dikleştirme arasındaki farkı tek başına anlatır. Dikleştirme hacim eklemez; var olan dokuyu yukarı taşır, meme başını olması gereken yere getirir ve gevşemiş cildi toplar. Bu yazıda sarkmanın nasıl ölçüldüğünü, hangi derecede hangi tekniğin kullanıldığını, implantın ne zaman gerektiğini ve ne zaman gerekmediğini, izin nerede kaldığını ve emzirmenin etkilenip etkilenmediğini, muayenede anlattığımız sırayla anlatıyoruz.
Amacımız karar vermeniz değil, karar verirken neye bakıldığını bilmeniz. Çünkü göğüs dikleştirmede yanlış sonuçların büyük kısmı kötü ameliyattan değil, yanlış hastaya yanlış tekniğin seçilmesinden çıkar.
Bu yazıda
- Sarkma nedir, nasıl ölçülür: üç derece ve bir sahte sarkma
- Göğüs neden sarkar: hamilelik, kilo, yaş ve genetik
- Dört teknik: periareolar, lolipop, ters T ve implantlı dikleştirme
- İmplant ne zaman gerekir, ne zaman gerekmez
- İz nerede kalır, ne zaman solar
- Emzirme, his kaybı ve gelecekteki hamilelikler
- İyileşme takvimi ve sonucun kalıcılığı
Sarkma nedir, muayenede nasıl ölçülür?
Göğüs sarkmasının tıptaki adı ptozistir ve ölçümü sandığınızdan basittir. Referans noktamız meme altı çizgisi, yani göğsün göğüs duvarıyla birleştiği kıvrımdır. Meme başı bu çizginin üstündeyse sarkma yoktur. Çizgi hizasındaysa birinci derece, çizginin bir-üç santim altındaysa ikinci derece, üç santimden fazla altındaysa ve aşağı bakıyorsa üçüncü derece sarkma vardır. Muayenede önce bu ölçümü yapar, sonra cildin kalitesini, dokunun miktarını ve iki tarafın birbirine ne kadar benzediğini değerlendiririz.
Bir de sahte sarkma dediğimiz durum vardır. Meme başı doğru yerdedir ama dokunun büyük kısmı çizginin altına kaymıştır; göğüs “boşalmış” görünür. Bu hastalar sıklıkla dikleştirme ister, oysa çoğunda yalnızca hacim eksiktir ve doğru işlem büyütmedir. Bu ayrımı muayenede yapmak, hastayı gereksiz bir izden kurtarır.

Hastaya önce sütyensiz aynaya bakmasını söylerim. Sütyenle güzel görünen göğüs, sütyen çıkınca aşağıdaysa, sorun hacim değil yerdir.Muayenede ilk sorduğumuz şey
Göğüs neden sarkar?
Göğüs, kas değil; yağ, süt bezi ve bunları taşıyan bağ dokusundan oluşur. Bu dokuyu yerinde tutan şey cildin esnekliği ve içerideki ince bağlardır. İkisini de en çok dört şey yıpratır. Hamilelik ve emzirme sırasında göğüs büyür, süt kesilince içi boşalır; cilt gerilmiş kalır. Büyük kilo değişimleri aynı etkiyi yapar: on beş kilo verip geri alan bir göğüs, iki kez gerilip gevşemiştir. Yaşla birlikte cildin kolajeni azalır ve bağlar uzar. Bir de genetik vardır: bazı hastalar yirmili yaşlarında, hiç doğum yapmadan üçüncü derece sarkmayla gelir; annelerinde de aynısı vardır.
Sütyen takmamanın sarkmaya yol açtığı, kremlerin veya egzersizin sarkmayı düzelttiği gibi inanışlar doğru değildir. Göğüs kasının altındaki pektoral kası güçlendirmek duruşu düzeltir, göğsün yerini değiştirmez. Gerilmiş cildi toplayan ve dokuyu yukarı taşıyan tek yöntem cerrahidir.

Göğüs dikleştirme teknikleri: Hangi derecede hangisi?
Teknik, sarkmanın derecesine ve toplanması gereken cilt miktarına göre seçilir. Dört ana yaklaşım vardır ve her biri farklı bir iz bırakır. İz, tekniğin bedelidir; ne kadar çok cilt çıkarılırsa iz o kadar uzar. Bu dengeyi hastayla birlikte kurarız.
Periareolar dikleştirme: Yalnızca meme başı çevresinden
Birinci derece sarkmada ve hafif sahte sarkmada kullanılır. Meme başını çevreleyen koyu halkanın (areola) kenarından bir hilal ya da halka şeklinde cilt çıkarılır, meme başı bir-iki santim yukarı taşınır ve iz areolanın sınırında saklanır. Kalıcı dikiş areolayı yuvarlak tutar. Sınırlı bir yöntemdir: iki santimden fazla kaldırma gerekiyorsa areola yayılır ve iz genişler. Bu teknikle “çok şey” yapmaya çalışmak, en sık gördüğümüz düzeltme sebebidir.
Lolipop (dikey) dikleştirme: Areola çevresi ve aşağı inen çizgi
İkinci derece sarkmada en çok tercih ettiğimiz tekniktir. Areola çevresindeki izden aşağıya, meme altı çizgisine doğru dikey bir çizgi eklenir; şekli lolipopa benzediği için bu adla anılır. Bu kesiyle göğüs dokusu içeriden yeniden şekillendirilir, alt kısım daraltılır ve göğüs yukarı taşınır. Dikey iz ilk aylarda belirgindir, bir yıl sonra ince beyaz bir çizgiye döner. Dokunun kendisi toparlandığı için sonuç yalnızca cilt çıkarmaya göre çok daha kalıcıdır.
Ters T (çapa) dikleştirme: Üç yönlü kesi
Üçüncü derece sarkmada, çok fazla cilt fazlası olanlarda ve küçültmeyle birlikte yapılan dikleştirmelerde kullanılır. Lolipop izine meme altı çizgisi boyunca yatay bir iz eklenir. En uzun izi bırakan tekniktir ama ağır sarkmada en iyi şekli veren de budur. Hastalar ize bakıp çekinir; biz de şunu söyleriz: Meme altındaki yatay iz, göğsün kendi gölgesinde kalır ve ayakta dururken görünmez. Göründüğü tek yer yatarken ve aynada kolu kaldırınca.
İmplantlı dikleştirme: Hem yukarı hem dolu
Sarkmayla birlikte göğsün üst yarısı boşalmışsa, dikleştirme tek başına göğsü kaldırır ama “dolgunlaştırmaz.” Bu hastalarda yukarıdaki tekniklerden biri, kas altına yerleştirilen bir implantla birleştirilir. İki işlemi aynı seansta yapmak mümkündür ve çoğunlukla da böyle yaparız; ancak ağır sarkma ve büyük implant isteği bir aradaysa, önce dikleştirip altı ay sonra implant koymak daha güvenlidir. Aynı seansta iki hedefi, yani kaldırmayı ve doldurmayı birbirine karşı çalıştırmamak gerekir.

İmplant ne zaman gerekir, ne zaman gerekmez?
En sık yanlış anlaşılan konu budur. Hastalar “implant koyarsak dikleşir mi?” diye sorar. Cevap çoğunlukla hayırdır. İmplant hacim verir ve hafif sahte sarkmayı düzeltebilir; ama meme başı meme altı çizgisinin altındaysa, altına konan implant onu yukarı taşımaz. Tam tersine, ağırlık eklediği için zamanla sarkmayı artırır. Bu hastalarda implant tek başına yanlış ameliyattır.
Buna karşılık dikleştirme de her hastaya yetmez. Göğüs dokusu az, üst yarı boş ve hasta dekolte dolgunluğu istiyorsa, yalnızca kaldırmak hayal kırıklığı yaratır; göğüs yukarıdadır ama “küçük ve düz” görünür. Karar şu üç soruyla netleşir: Meme başı nerede? Üst yarıda doku var mı? Hasta ne istiyor? Birinci soru dikleştirmeyi, ikinci ve üçüncü soru implantı belirler. İmplant seçilecekse boyut, şekil ve yerleşim kararını implant seçimi yazımızda ayrıntılı anlattık.

İz nerede kalır, ne zaman solar?
Dikleştirmenin izsiz yöntemi yoktur ve bunu baştan söyleriz. İz, seçilen tekniğe göre yalnızca areola çevresinde, areola artı dikey çizgi ya da areola artı dikey artı meme altı çizgisi şeklinde olur. Areola çevresindeki iz, koyu ve açık cildin sınırında kaldığı için en az görünendir. Dikey iz ilk üç ay kırmızı ve kabarık, altıncı ayda pembe, bir yılın sonunda ince ve beyazdır. Meme altı izi göğsün gölgesinde saklanır.
İzin nasıl iyileşeceği yüzde elli tekniğe, yüzde elli bakıma bağlıdır. Silikon jel ya da bant, güneşten koruma ve ilk altı ay izi geren hareketlerden kaçınmak, izin rengini ve kalınlığını belirgin biçimde değiştirir. İzlerin aydan aya nasıl değiştiğini ve hangi bakımın gerçekten işe yaradığını ameliyat izleri yazımızda fotoğraflı takvimle anlattık.
Emzirme, his ve gelecekteki hamilelik
Dikleştirmede meme başı, kanalları ve damarlarıyla birlikte altındaki dokuya bağlı olarak taşınır; kesilip yeniden dikilmez. Bu yüzden süt kanallarının büyük kısmı korunur ve hastaların çoğu ameliyattan sonra emzirebilir. Yine de hiçbir cerrah emzirmeyi yüzde yüz garanti edemez; çok büyük taşımalarda ve küçültmeyle birleşen ameliyatlarda süt miktarı azalabilir. Çocuk planı yakın olan hastalara, mümkünse doğum ve emzirme bittikten altı ay sonrasını bekletiriz. Sebep yalnızca emzirme değildir: Hamilelik göğsü yeniden büyütüp boşaltır ve yapılan ameliyatın sonucunu bozabilir.
Meme başında his, ilk haftalarda azalır ya da tam tersine artar. Çoğu hastada üç-altı ayda normale döner; küçük bir kısmında kalıcı azalma olabilir. Bu riski ameliyat öncesi açıkça konuşuruz, çünkü bazı hastalar için his kaybı kabul edilemez bir bedeldir ve bu bilgi tekniği değiştirebilir.

İyileşme takvimi: Ne zaman ne olur?
Ameliyat genel anestezi altında iki-üç saat sürer ve hasta genellikle aynı gün ya da ertesi sabah taburcu olur. İlk gün sporcu tipi bir ameliyat sütyeni giydirilir; bu sütyen altı hafta boyunca gece gündüz çıkarılmaz. Ağrı, ilk üç gün gerginlik ve dolgunluk hissi şeklindedir; basit ağrı kesicilerle geçer. Şişlik ikinci haftada iner, göğüs ilk aylarda “fazla yukarıda ve sivri” durur. Bu normaldir; dikleştirmede göğüs kasıtlı olarak biraz yüksek bırakılır, çünkü ilk üç ayda bir miktar aşağı yerleşir ve asıl şeklini altıncı ayda alır.
Masa başı işe bir hafta, ayakta çalışılan işe iki hafta sonra dönülür. Yürüyüş ilk günden, hafif tempolu spor dördüncü haftadan, koşu ve ağırlık altıncı haftadan sonra başlar. Sırtüstü yatmak ilk altı hafta zorunludur; yüzüstü yatmak göğsü bastırır ve şekli bozabilir. Dikişler eriyen türdendir ve alınmaz. Gün gün ne hissedeceğinizi göğüs estetiği iyileşme süreci yazımızda ayrıntılı bulabilirsiniz.

Sonuç kalıcı mı?
Dikleştirme, yer çekimini durdurmaz; saati geri alır. Taşınan doku ve toplanan cilt yerinde kalır, ama yaşlanma ve kilo değişimleri devam eder. Kilosunu koruyan, hamile kalmayan ve göğsünü destekleyen bir hastada sonuç on-on beş yıl büyük ölçüde korunur. Büyük ve ağır göğüslerde, çok gevşek ciltte ve sık kilo değişiminde bu süre kısalır. Bu yüzden ağır sarkmayla birlikte büyük bir göğüs varsa, yalnızca dikleştirmek yerine bir miktar küçültmeyi de öneririz; hafifleyen göğüs daha uzun süre yerinde kalır.
İmplantlı dikleştirmelerde implantın ömrü ayrı bir konudur; implantlar bir kez takılıp ömür boyu kalmaz. Ne zaman değiştirilmesi gerektiğini silikon ömrü yazımızda anlattık.
Muayeneye gelmeden önce bilmeniz gerekenler
- Sarkma meme başının meme altı çizgisine göre yeriyle ölçülür; üç derecesi vardır.
- Birinci derecede areola çevresi, ikincide lolipop, üçüncüde ters T tekniği kullanılır.
- İmplant sarkmayı düzeltmez; üst yarı boşsa dikleştirmeye eklenir.
- İzsiz dikleştirme yoktur; iz bir yılın sonunda ince beyaz bir çizgiye döner.
- Emzirme çoğu hastada korunur; çocuk planı varsa ameliyat sonraya bırakılır.
- Ameliyat sütyeni altı hafta, sırtüstü uyku altı hafta, asıl şekil altıncı ayda.
- Kilo sabitliği ve destekli sütyen, sonucu on yıl ve üzeri korur.
Ameliyattan önce konuşmamız gereken üç şey
Birincisi, beklenti. Dikleştirme göğsü yukarı taşır ve toplar; dekolte dolgunluğu ya da bir-iki beden büyüme istiyorsanız bu implantın işidir ve ayrıca konuşulmalıdır. İkincisi, iz. Tekniği belirleyen şey sarkmanın derecesidir, izden kaçınma isteği değil. Üçüncü derece sarkmaya “iz az olsun” diye periareolar teknik uygulamak, hem yetersiz sonuç hem de daha kötü iz getirir. Üçüncüsü, zamanlama. Kilonuz son altı ayda değiştiyse, hamilelik planınız varsa ya da sigara içiyorsanız ameliyat ertelenir; sigara cilt dolaşımını bozduğu için dikleştirmede iz ve meme başı sorunlarının en büyük nedenidir. Hangi durumlarda ameliyat yapmadığımızı bu yazıda açıkça sıraladık.
Göğüs estetiğinde yaptığımız tüm işlemleri ve yaklaşımımızı göğüs estetiği sayfamızda bulabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Göğüs dikleştirme ameliyatı nedir?
Sarkmış göğüs dokusunu yukarı taşıyan, meme başını meme altı çizgisinin üstüne getiren ve fazla cildi çıkaran ameliyattır. Tıptaki adı mastopeksidir. Hacim eklemez; hacim isteniyorsa implantla birleştirilir.
Göğüs dikleştirme kimlere yapılır?
Meme başı meme altı çizgisinin hizasında ya da altında olan, cildi gevşemiş, kilosu son altı aydır sabit ve çocuk planı tamamlanmış hastalara yapılır. Sahte sarkmada ve hafif hacim kaybında dikleştirme yerine implant daha doğru olabilir.
Göğüs dikleştirmede iz kalır mı?
Evet, izsiz yöntem yoktur. İz tekniğe göre yalnızca areola çevresinde, areola artı dikey çizgi ya da ters T şeklinde olur. İlk üç ay kırmızı, altıncı ayda pembe, bir yılın sonunda ince beyaz bir çizgidir.
Göğüs dikleştirme sonrası emzirme mümkün mü?
Çoğu hastada evet. Meme başı kanallarıyla birlikte taşındığı için süt kanallarının büyük kısmı korunur. Çok büyük taşımalarda ve küçültmeyle birleşen ameliyatlarda süt miktarı azalabilir; garanti verilmez.
Dikleştirme için implant şart mı?
Hayır. İmplant yalnızca göğsün üst yarısı boşsa ve hasta dolgunluk istiyorsa eklenir. Tek başına implant sarkmayı düzeltmez, aksine ağırlık ekleyerek zamanla artırır.
Göğüs dikleştirme sonrası ne zaman spor yapılır?
Yürüyüş ilk günden, hafif tempolu spor dördüncü haftadan, koşu ve ağırlık altıncı haftadan sonra başlar. Altı ay boyunca destekli spor sütyeni kullanılır.
Göğüs dikleştirme sonucu kalıcı mı?
Taşınan doku yerinde kalır, ama yaşlanma ve kilo değişimi devam eder. Kilosunu koruyan ve göğsünü destekleyen hastada sonuç on-on beş yıl büyük ölçüde korunur. Hamilelik ve büyük kilo değişimi süreyi kısaltır.
Göğüs dikleştirme ameliyatı ne kadar sürer, ne zaman taburcu olunur?
Genel anestezi altında iki-üç saat sürer. Hasta genellikle aynı gün ya da ertesi sabah taburcu olur; masa başı işe bir hafta, spora altı hafta sonra dönülür.
Göğsünüz için hangi teknik uygun?
Sarkmanın derecesi, cildin kalitesi ve beklentiniz muayenede birkaç dakikada netleşir. İmplant gerekip gerekmediğini, izin nerede kalacağını ve sizin için en doğru zamanlamayı birlikte konuşalım.